Vanhaber24 — Başkent Ankara’da trafikte yaşanan bir tartışmanın keserli saldırıya dönüşmesi, Türkiye’de giderek artan trafik şiddetini yeniden gündeme taşıdı. Cep telefonu kamerasına yansıyan olay, sürücü güvenliğine ve hukuk sisteminin caydırıcılığına yönelik tartışmaları büyüttü.
Gündüz vakti keserle saldırı: Çevredekiler “Dur” diye bağırdı, o durmadı
Ankara’da trafikte başlayan sözlü tartışma, birkaç saniye içinde kontrolsüz bir öfke patlamasına dönüştü. Aracından inen bir sürücü, elindeki keserle karşı tarafın otomobiline defalarca vurdu. Camlar kırıldı, kaporta çöktü, etrafta bulunan yurttaşlar ise paniğe kapıldı.
Tanıklardan biri, görüntülere de yansıyan çığlığıyla saldırgana şöyle seslendi:
“Allah’ını seversen dur!”
Ancak sürücü uyarılara rağmen hız kesmeden saldırmayı sürdürdü. O anlar saniye saniye kaydedildi ve sosyal medyada milyonlara ulaştı. Görüntülerde keserin aracın yan camlarına, ön kaputuna ve kapı kısmına sert darbelerle indiği görülüyor. Olay yerinde bulunan yurttaşlar hem şaşkınlık hem korku içinde uzaklaşırken saldırganın agresif tutumu büyük tepki topladı.
Trafik şiddetinde tehlikeli artış: Uzmanlar “Salgın haline geldi” diyor
Türkiye’de trafikte şiddet olayları yalnızca kavga değil; keser, bıçak, hatta silahla saldırıya dönüşen vakaların neredeyse her gün haberlere yansıdığı bir tabloyu ortaya koyuyor. Uzmanlar, trafikteki öfke patlamalarını “kent yaşamında görünmez kriz noktası” olarak tanımlıyor.
Sosyologlar, son dönemde sıklaşan bu vakaların:
-
ekonomik stres,
-
yoğun trafik,
-
şehirlerdeki kalabalıklaşma,
-
bireysel psikolojik baskı,
-
cezasızlık algısı
gibi nedenlerle daha görünür hale geldiğini belirtiyor.
Öte yandan hukukçular, birçok trafik şiddeti vakasında saldırganların adli kontrolle serbest bırakılmasının toplumsal öfkeyi artırdığını vurguluyor.
Yeni yargı paketinde kritik düzenleme: “Trafikte yol kesenlere 1–3 yıl hapis”
Yaşanan bu olayın ardından kamuoyundaki tartışmalar devam ederken, hükümetin hazırladığı yeni yargı paketine dair önemli detaylar sızdı. Buna göre, trafikte “yol kesme” eylemi ilk kez müstakil bir suç olarak tanımlanacak. Bu suç için öngörülen ceza:
➡️ 1 yıldan 3 yıla kadar hapis
Düzenleme ile hedeflenen:
-
Trafikte sürücüleri tehdit eden vakaların azaltılması,
-
Silah, keser, bıçak gibi araçlarla saldırıların caydırılması,
-
“Bir şey olmaz” kültürünün kırılması,
-
Sürücülere hukuki koruma sağlanması.
Adalet çevreleri, yol kesmenin ayrı bir suç sayılmasının ceza hukukunda önemli bir dönüşüm olduğunu belirtiyor. Çünkü bugüne kadar yol kesme eylemi genellikle “tehdit”, “mala zarar verme” veya “kasten yaralama” gibi yan suçlarla ilişkilendiriliyordu.
Kadın sürücüler için risk daha yüksek
Feminist hukukçular ve kadın örgütleri, trafikte meydana gelen saldırıların kadın sürücüler için daha tehditkâr boyutta olduğunu vurguluyor. Yapılan araştırmalar, trafikte kadınların:
-
daha fazla sözlü tacize uğradığını,
-
araç içinde tehdit edildiğini,
-
“yol öğretme” amacıyla erkekler tarafından sıkıştırıldığını,
-
takip edildiğini,
belirtiyor.
Bu nedenle yeni yargı paketindeki cezai yaptırımların özellikle kadın sürücüler için güvence sağlayacağı düşünülüyor.
Vatandaş ne düşünüyor? “Bu artık güvenlik sorunu”
Olaydan sonra konuştuğumuz vatandaşların büyük bölümü trafikte şiddetin “kaçınılmaz hale geldiğini” düşünüyor.
Bir sürücü, yaşananları şöyle yorumladı:
“Trafikte insanlar patlamaya hazır bomba gibi dolaşıyor. Bir yanlış sinyal, bir fren, bir korna… ve biri eline keseri alıp saldırabiliyor. Bu artık trafik meselesi değil; kamu güvenliği meselesi.”
Başka bir yurttaş ise ceza sisteminin caydırıcı olması gerektiğini söyledi:
“Bu adam bugün keserle arabaya vuruyor, yarın adama vurur. Cezasızlık çözülmedikçe şiddet artıyor.”
Olayın ardından soruşturma başlatıldı
Ankara’daki keserli saldırıya ilişkin soruşturma başlatıldığı, saldırganın kimliğinin tespit edildiği ve ifadeye çağrıldığı öğrenildi. Olayda can kaybı veya yaralanma olmaması teselli olarak görülse de, sosyal medya kullanıcıları “Bir mucize eseri kimseye keser isabet etmemiş” diyerek görüntüleri eleştirdi.
Emniyet yetkilileri, benzer olayların önlenmesi için denetimlerin artırılacağını belirtiyor.
Sonuç: Trafikte şiddet toplumun aynası haline geldi
Ankara’daki keserli saldırı, Türkiye’de trafikte şiddetin ulaştığı endişe verici boyutu bir kez daha gözler önüne serdi. Yeni yargı paketindeki düzenlemenin hayata geçmesi halinde yol kesen saldırganlara hapis cezası verilmesi, bu tür olayların azalması için önemli bir adım olarak görülüyor.
Ancak uzmanlara göre asıl mesele, yalnızca cezalarla değil, toplumsal öfkenin kaynağı olan ekonomik, psikolojik ve sosyal baskıların azaltılmasıyla çözülebilir.