Vanhaber24 – Antalya
Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi eski başkanı ve belediye personeli O.Ş.K., üç farklı kadına yönelik cinsel saldırı, şantaj ve darp suçlamalarıyla yargının gündeminde. Mağdurların ifadeleri, adli tıp raporları ve tanık beyanları, dosyanın “sistematik istismar” boyutu taşıdığını ortaya koyuyor.
Üç mağdur, bir tanık, benzer anlatımlar
Dosyadaki ifadeler, suçlamaların 2018’den bu yana sürdüğünü gösteriyor. Mağdurlardan biri, 17 yaşındayken tanıştığı O.Ş.K.’nın kendisini tehdit, şantaj ve fiziksel saldırılarla yıllarca istismar ettiğini anlattı. Bir diğer mağdur, Akdeniz Üniversitesi öğrencisi S.Ö., “Gençlik Meclisi’nde birlikte çalıştığımız dönemde defalarca darp edildim” dedi.
Üçüncü mağdur B.Ç. ise olayın vahametini şu sözlerle ifade etti:
“Gitmek isteyince kapıyı kilitledi. Boğazımı sıktı, nefessiz kaldım. O an öleceğimi düşündüm.”
Adli tıp raporlarına göre, mağdurların vücutlarında derin diş izleri, morluklar ve darp bulguları tespit edildi.
Tanık: “Şehri terk etmek zorunda kaldım”
Dosyada tanık olarak yer alan O.Ş.K.’nın eski kız arkadaşı, uzun süre şiddete maruz kaldığını, ayrıldıktan sonra da tehdit edildiğini belirtti.
Genç kadın, tehditlerden kurtulmak için şehir değiştirdiğini, ancak sanığın kendisini evlendikten sonra bile rahatsız ettiğini söyleyerek, “Düğünüme siyah çelenk göndermişti” ifadesinde bulundu.
Avukat Vural: “Bu kez adaletten kurtulamayacak”
Mağdurların avukatı Süheyla Vural, davanın geçmişteki benzer dosyalardan farklı olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Elimiz çok güçlü. Çok sayıda mağdurun ifadesi, adli tıp raporları ve tanık beyanları var. Bu kez adaletten kurtulamayacak. Dosyada yıllardır susturulmuş kadınların sesi var.”
Vural, soruşturma sürecinde mağdurların psikolojik destek aldıklarını, bir kısmının hâlâ travma tedavisi gördüğünü belirtti.
Belediye sessiz, inceleme yok
O.Ş.K. hakkındaki suç duyurularının ardından, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde henüz bir idari soruşturma başlatılmadığı öğrenildi. Kadın örgütleri ve insan hakları savunucuları, belediyeye “ivedilikle idari inceleme” çağrısı yaptı.
Kadın hakları savunucusu bir avukat, “Yerel yönetimlerin kadınlara güvenli çalışma ortamı sağlama yükümlülüğü vardır. Kurum, sessiz kalarak mağdurların ikinci kez travmatize olmasına yol açıyor” ifadelerini kullandı.
Siyasi bağlantı iddiaları
Mağdurların ifadelerinde, O.Ş.K.’nın geçmişte parti bağlantısını ve Gençlik Meclisi konumunu kullanarak genç kadınlar üzerinde baskı kurduğu öne sürülüyor. Bazı ifadelerde, kurum içinde olayı örtbas etmeye çalışan kişilere de atıf yapıldığı dikkat çekti.
S.Ö. adlı mağdur, “Şikayetçi olursam ailem zor durumda kalır” diyerek susturulmak istendiğini belirtti.
Kadın örgütleri: “Bu dava örnek olmalı”
Antalya’daki kadın örgütleri, dosyayı “yerel yönetimlerdeki cinsiyetçi kültürün yansıması” olarak değerlendiriyor. Aktivistler, kadınların beyanının esas alınması ve kurumsal sessizliğe son verilmesi çağrısında bulundu.
Kadın Dayanışma Ağı’ndan bir temsilci, “Bu tür vakalarda failin kamusal gücü, kadınların sessiz kalmasına neden oluyor. Artık susulmamalı” dedi.
Son durum
O.Ş.K. hakkındaki yeni suçlamalarla ilgili Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma sürüyor.
Dosyaya giren adli tıp raporları, mağdur ifadeleri ve tanık beyanlarının ardından davanın önümüzdeki haftalarda kamu davasına dönüşmesi bekleniyor.