Vanhaber24 — Samsun’un Atakum ilçesinde 21 yaşındaki Belinay Ceren M.’nin eski erkek arkadaşı tarafından “konuşacağız” denilerek gece yarısı tuzağa çekildiğini ve darp edildiğini söylemesi üzerine başlayan tartışma, hem sosyal medyada hem de kadın örgütlerinde büyük yankı uyandırdı. Genç kadının paylaştığı fotoğraflar, kadına yönelik şiddetin ne kadar yaygın ve sistematik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Atakum’un Körfez Mahallesi’nde 22 Kasım gecesi yaşanan olay, Türkiye’de kadınların en sıradan bir görüşme bahanesiyle bile nasıl ölümcül risklerle karşı karşıya kalabileceğini çarpıcı şekilde hatırlattı. Belinay Ceren M. (21), eski erkek arkadaşı B.C.K. (26) tarafından “konuşmak” gerekçesiyle çağrıldığını, ancak buluşma noktasında onun yeni sevgilisi C.B. (26) ile birlikte saldırıya uğradığını öne sürdü.
Olay, saat 23.30 sularında Adnan Menderes Bulvarı’nda meydana geldi. Genç kadının iddiasına göre önce tartışma başladı, ardından iki kişi tarafından fiziksel şiddete maruz kaldı ve başına, yüzüne, kollarına darbe aldı. Şiddet sonrası kendi çektiği fotoğrafları sosyal medya hesabından paylaşan Belinay Ceren M., attığı mesajda şu notu düştü:
“Merhaba, ben Ceren. Bunlar da eski erkek arkadaşımın ‘Konuşacağız’ diyerek tek başıma tuzağa düşürüp bana saldırdıktan sonraki halim.”
Bu paylaşım kısa sürede binlerce kullanıcı tarafından görülürken, kadının yüzündeki morluklar ve vücudundaki darp izleri, olayın vahametini ortaya koydu.
Her iki taraf da şikâyetçi; saldırı sonrası serbest bırakıldılar
Belinay Ceren M., olayın hemen ardından emniyete giderek şikâyette bulundu. Eski erkek arkadaşı B.C.K. ve onun kız arkadaşı olduğu belirtilen C.B. ise savcılık talimatıyla ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı. Hem genç kadın hem de karşı tarafın birbirinden şikâyetçi olduğu öğrenildi.
Soruşturmanın sürdüğü belirtilirken, serbest bırakılma kararı, sosyal medyada ve kadın hakları savunucuları arasında büyük tepki yarattı. Kadın örgütleri, “Deliller ortada, darp izi ortada. Neden serbest?” sorusunu gündeme getirdi.
Samsunlu bazı kadın aktivistler, olayın yaşandığı bölgeye giderek inceleme yaptı ve genç kadınla dayanışma mesajları paylaştı.
Kadına yönelik şiddet: Türkiye’nin değişmeyen gündemi
Belinay Ceren M.’nin yaşadığı olay, Türkiye’de kadınların en çok karşılaştığı şiddet biçimlerinden birinin “eski sevgili şiddeti” olduğunu bir kez daha ortaya çıkardı. Verilere göre kadınların yarısından fazlası, en yakınındaki erkek tarafından şiddete maruz kalıyor. Kadına yönelik şiddet davalarında fail erkeklerin adli kontrolle serbest bırakılması ya da kısa süre içinde tahliye edilmeleri, kadınların can güvenliğini ciddi biçimde riske sokuyor.
Kadın hakları savunucuları, özellikle “konuşma bahanesiyle tuzağa çekme” yönteminin yaygınlaştığına dikkat çekiyor. Bu yöntemde failler, kadınları yalnız bulacakları bir ortama çağırıyor, sonrasında fiziksel ya da psikolojik şiddet uyguluyor. Uzmanlara göre kadınların bu tür durumlarda güvende olmalarını sağlayacak mekanizmaların hâlâ yetersiz olması, şiddeti daha da cesaretlendiriyor.
Genç kadının paylaşımları toplumsal tepkiyi büyüttü
Belinay Ceren M.’nin fotoğrafları sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Pek çok kişi genç kadına destek mesajı gönderirken, kadına şiddet uyguladığı öne sürülen kişinin serbest bırakılmasına tepki gösterildi. Bazı kullanıcılar, “Deliller ortadayken neden tutuklanmadılar?” sorusunu gündeme taşıdı.
Kadın hareketi temsilcileri ise sosyal medyada yaptıkları açıklamalarda şu noktaya dikkat çekti:
-
“Kadına uygulanan şiddetin yarattığı travma ciddiye alınmalı.”
-
“Bu tür vakalar cezasız kalmamalı, örnek nitelikte soruşturma yürütülmeli.”
-
“Kadınların korunması için şiddet öncesi ve sonrası mekanizmalar geliştirilmeli.”
Belinay Ceren M.’nin darp sonrası yüzünün ve vücudunun aldığı hasarı gösteren fotoğraflar, Türkiye’de her kadının karşı karşıya kaldığı tehlikenin görünür bir simgesine dönüştü.
Soruşturma sürüyor
Yetkililer, olayla ilgili soruşturmanın devam ettiğini, ifadelerin yeniden değerlendirileceğini ve gerekli görülmesi hâlinde ek adlî işlemlerin yapılacağını bildirdi.
Ancak kamuoyu, genç kadına yönelik saldırının sadece adlî bir vaka değil; toplumsal bir sorun olduğuna dikkat çekiyor. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için “caydırıcı uygulamalar”, “acil koruma mekanizmaları” ve “faili koruyan değil mağduru güçlendiren politikalar” talep ediliyor.