Vanhaber24 — Şanlıurfa’nın Kısas Mahallesi’nde yapımı süren tek katlı iş yerinde beton dökümü sırasında meydana gelen göçükte 2 işçi hayatını kaybetti, 3 işçi yaralandı. Olay, işçi güvenliği standartlarının bir kez daha sorgulanmasına yol açtı.
Şanlıurfa’da devam eden bir iş yeri inşaatında yaşanan göçük, Türkiye’de işçi sağlığı ve güvenliği konusundaki yapısal sorunları yeniden gündeme getirdi. Kısas Mahallesi girişindeki tek katlı iş yerinde öğle saatlerinde beton dökümü sırasında henüz belirlenemeyen bir nedenle çökme meydana geldi. Beton ve demir yığınlarının altında kalan 5 işçiden Sedat Kurt ve Yakup Güneş, kaldırıldıkları hastanede kurtarılamadı.
Göçük sonrası bölgede büyük panik yaşanırken, ilk müdahaleyi çevredeki vatandaşlar yaptı. Ardından AFAD, UMKE, jandarma ve sağlık ekipleri olay yerine hızla sevk edildi. İşçiler uzun süren çabalarla enkazın altından çıkarılarak hastaneye sevk edildi. Yaralı 3 işçinin durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.
“Göçük bir anda oldu, herkes bağırmaya başladı”
Olay sırasında bölgeden geçen görgü tanıkları, beton dökümü esnasında tabanda beklenmedik bir çökme yaşandığını belirtti. Tanıklardan biri, yaşananları şu sözlerle anlattı:
“Her şey birkaç saniye içinde oldu. Beton dökülürken bir anda gürültüyle çökme yaşandı. İşçiler içeride kalmıştı. Vatandaşlar hemen koştu ama beton o kadar ağırdı ki çıkarmak kolay olmadı.”
İşçilerin göçük altında kalma süresinin uzun olması, yaşam şanslarını ciddi şekilde azalttı. Enkazdan çıkarılan iki işçi, hastaneye ulaşmalarına rağmen yapılan tüm müdahalelere rağmen hayata tutunamadı.
Türkiye’de iş cinayetleri her gün can alıyor
İşçi ölümlerine dair uzmanlar, Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği konusunda yıllardır alarm veren tabloya dikkat çekiyor. Her yıl yüzlerce işçi, özellikle inşaat sektöründe yaşanan iş kazalarında hayatını kaybediyor.
Uzmanlara göre:
-
İnşaatlarda yetersiz denetim en büyük sorunların başında geliyor.
-
Beton dökümü gibi kritik işlemlerde statik hesapların ve alt taşıyıcı sistemlerin zayıf bırakılması sık görülen bir hata.
-
İşçilerin çoğu düşük ücretle güvencesiz koşullarda çalıştığı için eğitim ve ekipman eksiklikleri hayati risk yaratıyor.
Bir iş sağlığı uzmanı, yaşanan olayın tipik bir “önlenebilir ölüm” olduğunu vurgulayarak:
“Beton dökümü öncesi alt yapı, kalıp taşıyıcıları ve yük dağılımı kontrol edilmeliydi. Bu tür çökmeler teknik olarak öngörülebilir. Bu kazalar kader değil, ihmal sonucu ortaya çıkıyor.”
Yakınları hastane önünde gözyaşına boğuldu
Hayatını kaybeden işçiler Sedat Kurt ve Yakup Güneş’in cenazelerinin hastane morguna kaldırıldığı belirtildi. Hastane önünde bekleyen aileler acı haberi alır almaz sinir krizi geçirdi.
Göçükte yaralanan 3 işçinin tedavisi Şanlıurfa’daki çeşitli hastanelerde sürüyor. Yaralı işçilerden birinin durumunun ağır olduğu kaydedildi.
Soruşturma başlatıldı
Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı, göçükle ilgili geniş kapsamlı soruşturma başlattı. Olay yerinde teknik inceleme yapılırken, inşaatın statik proje uygunluğu, denetim belgeleri ve şantiye güvenlik prosedürleri mercek altına alındı.
Jandarma ekipleri şantiye yetkililerinin ifadelerini almaya başlarken, olayın ihmal kaynaklı bir iş cinayeti olup olmadığı araştırılıyor.
Analiz: İşçi güvenliği neden hâlâ sağlanamıyor?
Bu tür kazalar, Türkiye’de iş güvenliği kültürünün hâlen yeterli olmadığını gösteren çarpıcı örneklerden biri.
Temel sorunlar şöyle sıralanıyor:
-
Denetim mekanizmaları yetersiz: Birçok inşaat, proje dışına çıkarak maliyet azaltma yoluna gidiyor.
-
Yasal yaptırımlar caydırıcı değil: İş cinayetlerinde sorumlular çoğu zaman düşük cezalarla kurtuluyor.
-
Eğitim eksikliği yaygın: İşçilerin çoğu acil durum eğitimi almadan çalışıyor.
-
Taşeron sistemi: Sorumluluğu dağıtarak iş takibini zorlaştırıyor.
Bu nedenle uzmanlar, iş kazalarının istatistik değil, politik bir sorumluluk ve sınıfsal bir gerçeklik olduğunu vurguluyor.